Press "Enter" to skip to content

Temel Analizde GSMH’nin Önemi

admin 0

Forex piyasasında teknik analiz ve temel analiz olmak üzere iki çeşit analiz yöntemi olduğunu biliyoruz. Temel analizi ele alalım. Temel analizin üç aşaması vardır. Bunlar ekonomik analiz, sektörel analiz ve şirket analizidir. Temel analiz hisse senetlerinin gerçek değerinin hesaplanması ile ilgili bir çalışmadır. Bu yüzden hisse senedine yatırım yapmadan önce, hisse senedinin değerini gösteren temel değişkenleri bilmek gereklidir.

Temel analizin ilk adımı ekonomik analiz, şirketin faaliyet gösterdiği ekonomik koşulların analizidir. Ülke ekonomisinde canlılığın olması şirketlerin kapasite kullanım oranlarını, karlılığı ve verimliliği dolayısıyla, hisse senetlerinin de değerini arttırmaktadır. Aksi gelişmeler ise senetlerinin değerlerini olumsuz etkilemektedir. Piyasaları analiz ederek yatırımcılara yön veren kişilerin, ekonominin hangi aşamada olduğunu ve ne yönde hareket edebileceğini bilmeleri, doğru yatırım kararlarının verilmesinde önemli bir rol üstlenir. Ekonomideki kaynakların kullanımındaki etkinlik, toplam üretim ve onun büyümesi, enflasyon, işsizlik, toplam yatırımlar ve tasarruflar para arzı ve talebi, faiz oranı, döviz kuru gibi konular makro ekonominin analiz alanına girmektedir. Makro ekonomik analizler içersinde aşağıdaki belli başlı ekonomik sorunlar göze çarpmakta ve ele alınmaktadır. Bunlar; yeterli bir istihdam düzeyi, fiyat İstikrarı, enflasyon sorunu, ekonomik büyüme, ödemeler dengesi fazlası, gelir ve servetin dengeli dağılımı gibi konulardır. Ekonomik analizde kullanılan önemli ekonomik göstergeler, milli gelir, yatırımlar, istihdam, enflasyon ve faiz oranlarıdır.

Milli gelirin ekonomik analizler üzerinde ki önemli etkilerini incelersek;

GSMH (Gayri Safi Milli Hasıla): Bir ülke vatandaşlarının verilen bir yıl için ürettikleri toplam mal ve hizmetlerin, belli bir para birimi karşılığındaki değerinin toplamıdır. Buradaki önemli nokta üretimin o ülkeye ait üretim faktörleri (sermaye ve işgücü) ile yapılmış olmasıdır.

Milli Gelir rakamları birçok amaçla kullanılmaktadır;

  • Ekonomik büyümenin ölçülmesinde yardımcı olur
  • Ülkeler arasında bir karşılaştırma yapılmasında kullanılan bir ölçüt niteliğindedir
  • Birçok istatistiki bilginin kullanılması ile ortaya konulduğu için
  • Ekonominin genel manzarası hakkında bir fikir verir
  • Geçmişte ve günümüzde uygulanan ekonomi politikalarının sonuçları hakkında bilgi verir.

Bu sayede yapılan analizler gelecekte kullanılacak politika ve uygulamalar açısından yol gösterici nitelikte olacaktır. Yatırımcılar açısından milli gelirdeki değişimler, yapacakları tahminler açısından büyük önem taşımaktadır.

Genel olarak para tabanındaki değişmelerin yakından takip edilmesi gereklidir. Enflasyon süreci buna paralel olarak takip edilmelidir. Ekonomik gelişmeyle paralel olan sermaye piyasası derinliği ekonomik analiz için gerekli tüm parametreleri değiştirmeye yeterlidir. Bu yüzden GSMH tarafında ekonomik yapının da ele alınması gereklidir. Diğer yandan para politikası kapsamında değerlendirilen para tabanı değişmelerinin ekonominin büyüme sürecine etkisi de önemlidir. Büyüme döneminde para arzını kısan bir para politikası ekonomistler açısından tasvip edilen bir şey değildir.

Döviz kurunun para otoritesince sabit tutulup tutulmayacağı da hisse senetleri açısından önem taşır. Sabit döviz kuru uygulayan bir ülkede merkez bankasının bu sistemin yapısından kaynaklanan döviz rezervi ihtiyacı ve bunun riskleri ile beraber sıcak para riskiyle oluşabilecek spekülatif akımları da kontrol etmeye çalışması hesaba katılmalıdır. Bu durum ise borsalardan ani para çıkışlarına neden olabilecek bir hareketi önlese de uzun vadede devalüasyon riski taşıdığı göz önünde tutulması gereken bir diğer faktördür.

Öte yandan esnek döviz kuru sistemini benimsemiş ülkelerde merkez bankasının daha az riske katlandığı görülmektedir. Çünkü Merkez Bankası için herhangi bir kur fiyatı garantisi söz konusu olmamaktadır. Ancak bu sistem sıcak para çıkışları için açık kapı bırakmaktadır.

Bu kur sistemlerine göre sıcak para riski yatırımcılar açısından değerlendirilmeli, para ikamesi çerçevesinde döviz esnekliği incelenmeli, kur düşüklüğü ile ortaya çıkabilecek ödemeler dengesi açıklarının doğurabileceği riskler göz ardı edilmemelidir. Bu tür değişkenlerin borsaya etkisinin şiddeti için kesin bir şey söylemek söz konusu olamaz. Çünkü bu tür analizler genel itibariyle statik analizlerdir. Bu analizleri dinamik hale getirecek olansa piyasa yapısı ve tepki süreçleridir.

GSMH’nın gelecek yıllarda nasıl bir gelişme göstereceğinin tahminine bağlı olarak bir yatırımcı ekonomik gelişmelerin tespiti ile birlikte bunların ne kadar devam edeceğini göz önünde bulundurması gerekir.

Reel ekonomide oluşan gelişme ve artışlar, tasarrufların artacağına, yeni yatırımların ortaya çıkacağına bir işaret olacak ve hisse senetleri fiyatlarına olumlu yansıyacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir